Yusuf Karakuş
Tevhid - i Selam örgütünün yöneticileri arasında yer alan Yusuf Karakuş, 1957 yılında Çorum Dodurga'nın Tutuş Köyü'nde doğdu. İlkokulu aynı köyde bitirdi. Tutuş Köyü'nde arkadaşlarıyla ülkü ocağı kuran Karakuş, bir dönem bu ocağın başkanlığını yaptı.

Kod adı "İğneci" olan Karakuş, 1971'de Çorum'da iki sendikacının öldürülmesi olayına karıştı ve bu suçtan dolayı 12 yıl hapis cezası aldı. 12 Eylül sonrasında Bursa'da ülkü ocakları davasında, Nesim Malki cinayeti sanıklarından Mehmet Sümbül'le birlikte yargılandı. Çorum, Sungurlu, Bartın, Aydın, Nazilli ve Bursa cezaevlerinde yattıktan sonra 1989'da tahliye oldu.

Bursa Cezaevi'nde yatarken Gaziantep Cezaevi'ne sevk edilen Karakuş, burada Hizbullah'ın İlim kanadı üyeleriyle birlikte aynı koğuşta kalırken onların görüşünü benimsedi. Cezaevinden çıktıktan sonra irtibata geçtiği Hizbullah yöneticileri tarafından İran'a gönderildi. Burada yaklaşık iki yıl boyunca hem ideolojik hem de silahlı mücadele konusunda eğitim gördü.

Kurs boyunca Türkiye'den gelen başka gruplarla birlikte eğitim gören Karakuş, Tevhid - i Selam grubu üyeleriyle tanıştı. Bu örgütün üyesi Hasan Kılıç, Mehmet Şahin ve Abdülhamit Çelik ile birlikte iki yıla yakın eğitim gördükten sonra Türkiye'ye dönen, ancak bu kişilerin irtibatını kesmeyen Karakuş, Hizbullah'tan koparak bu gruba katıldı. Karakuş, daha sonra arkadaşı, eski ülkücü Muzaffer Dağdeviren'i de gruba kattı.

İran'da aldığı eğitimden sonra Türkiye'ye gelen Karakuş, 1994'te Hizbullah'ın Menzil grubu lideri Fidan Güngör'ün kaçırılması olayına karıştığı için 1997'de hapse girdi, 16 ay yattı.

Karakuş, 6 Mayıs 2000'de İstanbul'da Mumcu operasyonu kapsamında yakalandı. Suikastta kendisinin gözcülük yaptığını itiraf etti. Karakuş, emniyette verdiği ifadede, 1989 yılında İran'ın Kum kentinde Savama ajanları tarafından eğitildiklerini belirterek, Türkiye'ye döndükten sonra aynı ajanların Hasan Kılıç ve Mehmet Ali Tekin aracılığıyla kendilerine ulaştıklarını söyledi. Daha sonra bu ajanlarla Ankara'da bir mescitte buluştuklarını ve Mumcu hakkında bu kişilere istihbarat topladıklarını itiraf etti.

Karakuş, yakalandıktan sonra Tevhid örgütünün bir dönem her cuma günü Beyazıt Meydanı'nda düzenlediği eylemlere, gösteri ve konuşmalara katıldığı ve Çorum ilinden aldığı pasaportla iki kez İran'a gittiği ortaya çıktı.